Bursa Kamu Çalışanları Derneği

Kamu Çalışanının Buluşma Noktası

Cu02102012

Last update11:26:40 ÖÖ

Font Size

Profile

Menu Style

Cpanel

Kurtla kangalın başka türlü hikayesi..

  • PDF
Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

Yazar Nazan Bekiroğlu.. Harikulâde metni Müge Aral'a ait bir belgesel izledim: "Bozkırın Gücü Kangal". Aşağıdaki yazı büyük ölçüde o metnin etkisiyle yazıldı:

Kurt ve köpeğin rüya-mazi bir geçmişte aynı kökten geldiğine dair güçlü teori bir yana, kromozom sayılarının eşit olmasından başlayarak görüntü, karakter, güç ve davranışa ilişkin bir dizi benzerlik onları birbirine bir madalyonun iki yüzü kadar yaklaştırır. Fakat kurt dendiğinde bu çerçeveye giren ilk resim, kangala aittir. Sürünün mağrur ve çilekeş bekçisi. Huyu ve suyu gibi görüntüsü de birbirine benzeyen bu iki hayvan ezeli rakiptirler oysa. Rekabetlerinin temelindeyse ikisini de yakından ilgilendiren bir başka cins vardır: Koyun. Birinin saldırdığını diğeri korur. Birinin koruduğunu öbürü yok eder. Çünkü kangalın doğası koyunu korumak üzerine şifrelidir, kurdunki ise ona saldırmak.

Kangal, doğasında yazılı sorumluluğun farkındadır. Onun varlık nedeni sürüyü korumaktır. Gerçi kangalın korumayı bildiği kadar kurt da saldırmayı bilmektedir, kangalın dikkatini dağıtacak öncüler göndermekten çekinmez, arkasına taktığı kangal için zekice tuzaklar hazırlar. Ama kangalın da kurtların planlarından haberdar olduğu besbellidir. Havayı koklayarak tehlikeyi sezer o. Kurdun nereden geleceğini kestirir. Kurt tecrübeli bir saldırgansa kangal da tecrübeli bir koruyucudur. O kadar ki sürünün korunmasındaki aslan payı çobanın değil kangalın hanesine yazılır.

Kimi, kurtları sadece uzaklaştırmakla yetinir kangal, kimi de onu izler. O zaman açık bir kavga, ölümüne bir dövüş başlar aralarında. Yekdiğerinin belini, boynunu hedef alırlar. Birbirlerinin zayıf yerlerini böylesine bilmeleri şaşırtıcı değildir. Ne de olsa aynı kökten gelmedirler ve aynı anatomiye sahiptirler. Ama kangalın dişe gelir bir yeri daha vardır. Kulakları. Bu yüzden peşinen kesilir onun kulakları. Boğazına da dikenli bir tasma takılır. Artık uyanıktır.

Uyanıklık onda sadece bir mecaz değildir. Gündüzün çoğunu uykuda geçirse de gece tümüyle uyanıktır. Çünkü bilir ki tehlike, gecelidir. Soğuğa mukavim, sürünün korumasız bir anını bekleyen kurtlara karşı pür-dikkat. Biri o tarafta diğeri bu tarafta. Aynı şeyi gözlemektedirler. Koyunlar zaten gariban, çobansa ıssız ve karanlık gecelerin beslediği o eşsiz dostluğun güvencesinde sürüsünü kangala emanet etmekte, rahat bir uyku çekmekte tereddüt etmez. Bilir ki emanete ihanet etmez o. Canı bahasına korur kendisine tevdi edileni. Bunu çoban öyle istediği için öyle yapmamaktadır ama kangal. Doğasında öyle yazılı olduğu için öyledir. Bağımsız karakterlidir.

Bu bakımdan kangallar sürü koruma dışındaki alanlarda örneğin polis köpeği ya da arama-kurtarma köpeği olarak eğitilmeye başladıklarında, işlenmeyen saf ırk özellikleri de bozulmaya başlar. Öyleyse kangalın bir ırk olarak saf varlığının devamı, koruyuculuğunun devamına, yani koyunun varlığına bağlıdır. Oysa giderek meraların ve sürücülüğün azalması kangallara koruyucu olarak duyulan ihtiyacı da azaltmaktadır. Döngü. Ancak bu çember üzerinde kangalın varlığının, sadece koyunun değil açıkça kurdun da varlığına bağlı olması tam bir traji-komik cilvedir.

İşin ilginci kurtların varlığı da kangalların varlığına bağlıdır. Çünkü çobanlar ve köylüler koyunlarını korumak isterken kurt nüfusunu gereksizce biçmekteler. İnsan eli işte! Değdiği her şeyi bozmakta üstüne yok. Oysa kangallar sürüyü koruyup kurtları uzaklaştırsa yakın temas ortadan kalkacak, böylece çobanlar ve köylüler kurtları bilinçsizce öldürüp soylarını kurutmayacak.

Bu bir denge. Kangalın varlığı kurda ve kuzuya, kurdun varlığı kuzuya ve kangala muhtaç. Düzen öyle kurulu bu hikâyede. Kangal diyor ki: Varlığım, kurdun varlığına bağlı. Beni tehdit eden en önemli gücün yok olması benim de yok olmam anlamına geliyor. Kurt da aslında aynı şeyi söylüyor. O denli saf bir uyum bu. Koyunun saflığına bir diyeceğim yok ama ne kurt canavar, ne de kangal haindir bu düzende. Hepsi kendi fıtratının gereğini icra ederken insan burnunu sokmasa gül gibi geçinip gidecekler.

Yorum ekle

Lütfen Türk dil kuralına uygun ve küçük harflerle mesajınızı yazınız.


Güvenlik kodu
Yenile