Bursa Kamu Çalışanları Derneği

Kamu Çalışanının Buluşma Noktası

Pzt02062012

Last update11:26:40 ÖÖ

Font Size

Profile

Menu Style

Cpanel

HABERLER

Tasarruflu ampulü her odada kullanmayın.

  • PDF

altEnerji tasarrufu için kampanyalar yapılıyor. Birçok ürün gibi klasik ampuller de tasarruflu ampullerle değiştiriliyor. Prof. Dr. Osman Çerezci ise tasarruflu ampullerin kullanımı hakkında uyarıyor: "Yaydıkları radyasyon nedeniyle her odada tercih edilmemeli. Çocuk odaları ve çalışma masalarında ise bu tür ampuller asla kullanılmamalı."

Enerji tasarrufu için evin içindeki ampuller tasarruflu olanlar ile değiştiriliyor. Ancak elektrikten tasarruf ederken sağlığınızdan olmayın. Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci, tasarruflu ampullerin yaydıkları radyasyon sebebiyle her odada tercih edilmemesi gerektiğini söylüyor. "Tasarruflu ampuller ancak yüksek tavanlı odalarda yahut başımızdan 50-60 cm yukarıda kalacak şekilde kullanıldığında olumsuz etkileri en aza indirilebilir." diyen Çerezci, çocuk odaları ve çalışma masalarında bu tür ampullerin asla kullanılmaması konusunda vatandaşları uyarıyor.

Osman Çerezci, tasarruflu ampullerin klasik ampullere göre çok daha fazla elektromanyetik alan yaydığını ifade ediyor. Bu ampullerin ev ve çalışma ortamında elektromanyetik kirlilik kaynağı olduğunu belirten Çerezci, yaşadığı bir olayı şöyle aktarıyor: "Bursa'da baz istasyonu ölçümü için bir eve gittik. Evdeki radyasyonun baz istasyonundan değil, evde kullanılan tasarruflu ampulden kaynaklandığını gördük. Işığı yaktığımızda cihazımızın aniden yüksek değerler gösterdiğine tanık olduk. Işığı kapattığımızda sıfırlanıyordu." Tasarruflu ampulün yaydığı radyasyonun 20 santimetrelik alan içinde 10-15 birim arasında değiştiğini ifade eden Çerezci, klasik ampullerde ise bu oranın 0 olduğunu belirtiyor. Bazı tasarruflu ampullerin iki kat zarflanarak ultraviyole etkisinin azaltılmak istendiğini dile getiren Çerezci, yine de elektromanyetik alan yaymaya devam ettiğini söylüyor. Çerezci'ye göre tasarruflu ampullerden yayılan elektromanyetik alanlar, bedenimizde elektrik sinyallerinin taşındığı sinirler üzerinde akımlar meydana getirerek sinirleri uyarıyor, kasları etkiliyor. Bu da kişide yorgunluk, sinirlilik oluşturabiliyor. Ayrıca tasarruflu ampul, masanın başucunda 10 cm gibi kişinin çok yakınında bulunması halinde ultraviyole sızıntısı yapması nedeniyle deride kızarıklıklar meydana getiriyor. Prof. Dr. Çerezci, çocuk odaları, çalışma masaları ve yatarken başucumuzda kesinlikle bu tür aydınlatma ürünlerinin kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Çocukların elektromanyetik alanlardan çok daha fazla etkilendiğini belirten Çerezci, çocuk odalarında klasik ampullerin tercih edilmesini tavsiye ediyor.

Tasarruflu ampulleri, tavanı yüksek odalarda tercih edin

"Enerji tasarrufunu kabul ediyoruz ama ampullerin bazı kullanım şartları olmalı." diyen Prof. Dr. Çerezci, evin her odasında tasarruflu ampullerin kullanılmaması gerektiğini söylüyor. Çerezci'ye göre banyo, koridor gibi evde en az zaman geçirilen yerlerde bu tür ampuller tercih edilebilir. Ancak tavanı yüksek veya ampulün başımızdan 50-60 cm yukarıda kalacak şekilde olması şartıyla. Zira ışığın mesafeye bağlı olarak elektromanyetik etkisi de azalıyor. Kişiye ne kadar uzaksa tesirini de o derece kaybediyor.

Kırılan ampule elle dokunmayın

Tasarruflu ampullerin içinde aynı zamanda 5 miligram civarında cıva bulunuyor. Havaya karışan civanın solunması çok tehlikeli. Cıva bağışıklık sistemini etkilediği gibi beyin ve sinir sistemini de olumsuz etkiliyor. Kırıldığında çıplak elle dokunmadan parçaları yapışkan bir bezle dikkatlice toplamak gerekiyor. Bu parçalar ve arızalı tasarruflu ampuller, evdeki çöp kovalarına da atılmamalı. Piller gibi çevre kirleticisi olmaları nedeniyle ayrı toplanmalı. Oda da cıvanın yayılmasına karşı iyice havalandırılmalı.

ZAMAN

Adalet Bakanlığı 5544 Sözleşmeli Personel Alım İlanı.

  • PDF

altAdalet Bakanlığı; 4211 infaz ve koruma memuru, 304 ceza infaz kurumu katibi, 336 şoför, 116 teknisyen, 500 sağlık memuru, 48 aşçı, 38 kaloriferci alacak... Başvurular 06 Şubat 2012 günü başlayıp, 17 Şubat 2012 günü mesai saati bitiminde sona erecektir.

T.C.

ADALET BAKANLIÄžI

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatına

Sözleşmeli (657 sk. 4/B) Personel Alımı Sınav İlânı

1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4'üncü maddesinin (B) fıkrası, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 114'üncü maddesi, 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına Ekli Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda yer alan Ek 2'nci maddesi ve Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin değişik 5'inci ve devam eden maddelerine göre, EK-2 listede yeri sayısı unvanı ve niteliği belirtilen ceza infaz kurumları için sözleşmeli 4008 infaz ve koruma memuru, 285 büro personeli (ceza infaz kurumu katibi), 295 destek personeli (şoför), 108 teknisyen, 500 diğer sağlık personeli (sağlık memuru), 48 destek personeli (aşçı) 38 destek personeli (kaloriferci), Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlükleri için sözleşmeli 184 infaz ve koruma memuru, 5 teknisyen, 38 destek personeli (şoför) olmak üzere toplam 5500 sözleşmeli pozisyonlara personel alımı yapılacaktır. Ayrıca 2009 ve 2010 yıllarına ait boş kalan 19 infaz ve koruma memuru, 3 teknisyen, 19 büro personeli (ceza infaz kurumu katibi) ve 3 destek personeli (şoför) olmak üzere toplam 44 boş sözleşmeli pozisyon için de personel alımı yapılacaktır.

2. Bu pozisyonlara ilk defa yerleşecekler merkezi sınava (KPSS) girip en az 70 puan alıp başvuranlar arasından, en yüksek puandan başlamak üzere sözleşmeli infaz ve koruma memuru, teknisyen, destek personeli (şoför, aşçı, kaloriferci) adaylarının beş katı; sözleşmeli büro personeli (ceza infaz kurumu katibi) için pozisyon katı aranmaksızın aday çağrılacaktır.

3. Başvurularda, lisans mezunları için 2010 KPSSP3, önlisans mezunları için 2010 KPSSP93, ortaöğretim mezunları için 2010 KPSSP94 puanı esas alınmak kaydıyla Kamu Personeli Seçme Sınavından 70 ve daha yukarı puan almış olma şartı aranacaktır.

4. Sözleşmeli Pozisyonlara Yerleşebilmek İçin Gereken Şartlar;

I. Genel Åžartlar:

a) Türk Vatandaşı olmak,

b) Kamu haklarından mahrum bulunmamak,

Türk Ceza Kanunu'nun 53'üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,

c) Askerlikle ilgisi bulunmamak veya askerlik çağına gelmemiş bulunmak veya askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,

d) Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmak,

e) Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı veya bedensel özürlü olmadığını; şaşılık, körlük, topallık, işitme kaybı, çehrede sabit eser, uzuv noksanlığı, kekemelik ve benzeri engeller bulunmadığını; Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce bölge hastaneleri olarak belirlenen Sağlık Bakanlığına bağlı tam teşekküllü Devlet hastanelerinden alacakları sağlık kurulu raporu ile belgelemek,

f) Merkezi sınavdan (KPSS) en az 70 puan almak.

g) Yapılacak sınavın son başvuru tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş, merkezi sınav (KPSS) tarihi itibariyle 35 yaşını bitirmemiş olmak, (lisans mezunları için 10 Temmuz 1975 ve sonrası, önlisans ve ortaöğretim mezunları için 28 Kasım 1975 ve sonrası doğumlu olanlar sınava müracaat edebilecektir.)

h) Hizmet göreceği sınıfla ilgili özel kanun veya diğer mevzuatta aranan şartları taşımak.

II. Özel şartlar:

A- İnfaz ve Koruma Memurluğuna Sözleşmeli Yerleşebilmek İçin ;

a) En az lise veya dengi okul mezunu olmak,

b)Yapılacak sınavın son başvuru tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş olmak; merkezi sınav (KPSS) tarihi itibariyle 30 yaşını bitirmemiş olmak, (lisans mezunları için 10 Temmuz 1980 ve sonrası, önlisans ve ortaöğretim mezunları için 28 Kasım 1980 ve sonrası doğumlu olanlar sınava müracaat edebilecektir.)

c) Erkeklerde 170 cm., kadınlarda 160 cm.'den kısa boylu olmamak,

d)Boy uzunluğunun santimetre cinsinden son iki rakamı ile kilosu arasındaki fark 13'ten fazla, 17'den az olmamak,

B- Sözleşmeli büro personeli (ceza infaz kurumu katipliği) pozisyonlarına yerleşebilmek için;

a. Fakülte veya yüksek okulların bilgisayar bölümü, adalet yüksekokulu, meslek yüksekokullarının adalet bölümü, adalet ön lisans programı, adalet meslek lisesi veya diğer lise ve dengi okulların ticaret veya bilgisayar bölümlerinden mezun olmak, (Bu maddede sayılan öğrenim kurumlarından mezun olanlardan veya örgün eğitim yoluyla verilen bilgisayar ya da daktilografi dersini başarıyla tamamladığını resmi olarak belgeleyenlerden daktilo ya da bilgisayar sertifikası istenmeyecektir.)

b. En az lise veya dengi okul mezunu olup, başvuru tarihinde Millî Eğitim Bakanlığınca onaylı veya kamu kurumu ve kuruluşlarınca düzenlenen kurslar sonucu verilen daktilo ya da bilgisayar sertifikasına sahip bulunmak,

c. Meslek liselerinde okutulan daktilografi ders kitabından seçilip yazılı olarak verilen bir metinden daktilo veya bilgisayar ile üç dakikada yanlışsız en az doksan kelime yazmak, (bu bend'e göre yapılacak uygulamalı sınavda başarılı sayılabilmek için;verilen metne sadık kalınıp kalınmadığı, yanlış yazılan kelime sayısı ile yazı içerisindeki kelime ve cümle tekrarları nedeniyle metnin anlam bütünlüğünün bozulup bozulmadığı göz önünde bulundurulacak.)

C- Sözleşmeli destek personeli (şoför) pozisyonlarına yerleşebilmek için;

a) En az lise veya dengi okul mezunu olmak,

b) Hizmetin özelliğine göre E sınıfı sürücü belgesine sahip olmak,

c) Araç kullanma becerisine sahip olmak.

D- Sözleşmeli teknisyen pozisyonlarına yerleşebilmek için;

a) Meslek liseleri veya teknik liselerin ilgili bölümlerinden mezun olmak,

b) Atanacağı kadronun gerektirdiği teknik bilgiye sahip olmak.

E- Sözleşmeli diğer sağlık personeli (sağlık memuru) pozisyonlarına yerleşebilmek için;

a) Meslek liselerinin hemşirelik veya toplum sağlığı bölümlerinden mezun olmak ya da bu bölümlerin lisans veya önlisans programlarından mezun olmak,

F- Sözleşmeli destek personeli (aşçı ve kaloriferci) pozisyonlarına yerleşebilmek için;

a) En az lise veya dengi okul mezunu olmak,

b) Halk eğitim müdürlüklerinin veya diğer resmî kurum veya kuruluşların ilgili branşta düzenlediği kurslardan mezun olmak veya ilgili branşta sertifika sahibi olmak,

gerekmektedir.

5. BaÅŸvuru tarihi :

Başvurular 06 Şubat 2012 günü başlayıp, 17 Şubat 2012 günü mesai saati bitiminde sona erecektir.

6. BaÅŸvuru yeri ve ÅŸekli:

Adaylar, yapılacak olan sözlü sınav ve uygulamalı sınava, adalet komisyonu başkanlıklarından veya Bakanlık internet sitesinden temin edecekleri EK-1 başvuru formunu doldurup, öğrenim belgesi ve sınav sonuç belgesinin aslı veya bilgisayar çıktısı yada komisyon başkanlığınca onaylı örneği ile birlikte en son başvuru günü mesai bitimine kadar ilgili adalet komisyonu başkanlığına veya mahalli Cumhuriyet başsavılıklarına başvuracaklardır.

Başvurulara ilişkin evrak; masrafı ilgilisinden alınmak suretiyle aynı gün acele posta servisi (APS) ile ilgili adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanlığına gönderilecektir. Usulüne uygun olarak başvuru süresi içinde mahallî Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvuran ve APS masrafını da ödeme suretiyle evrakını teslim eden adayların başvuruları kabul edilecektir.

Adaylar bir unvan için sadece bir adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanlığının yapacağı sözlü sınava katılabileceklerdir. Aynı unvan için birden fazla komisyona başvurulması durumunda başvurular geçersiz sayılacak, bu şekilde sınava girenler kazanmış olsalar dahi yerleştirme işlemleri yapılmayacaktır.

Adaylar değişik unvanlar için aranan şartları taşımaları halinde ayrı ayrı bu unvanlar için de başvuru yapabileceklerdir.

7. Sınav yeri:

EK-2 listede belirtilen adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanlıklarıdır.

8. Sınava alınacak aday sayısı ve ilânı:

Sınava girecek adaylar bayan ve erkek olmak üzere ayrı ayrı belirlenerek sözlü sınavdan önce 02 Mart 2012 tarihinde komisyonlarda, varsa Cumhuriyet Başsavcılığı internet sayfalarında yayınlanacak olup, ayrıca yazılı bildirim yapılmayacaktır. Sınava katılma hakkını elde edemeyen başvuru sahiplerine herhangi bir bildirimde bulunulmayacaktır.

9. Boy kilo ölçümü:

İnfaz ve koruma memurları için ilan edilen pozisyon sayının beş katı aday içerisinden boy ve kilo şartını taşıyanlar sözlü sınava katılmaya hak kazanacaktır. Sözlü sınava katılmaya hak kazanan infaz ve koruma memuru adaylarının boy ve kilo ölçümleri 05-06 Mart 2012 tarihlerinde yapılacaktır.

10. Sözleşmeli büro personeli (ceza infaz kurumu katipliği) uygulama sınav tarihi:

07 Mart 2012 günü adayların daktilo veya bilgisayar ile vuruş hesabı yapılmadan üç dakikada yanlışsız olarak en az doksan kelime yazıp yazmadıklarının tespiti için uygulama sınavı yapılacaktır. Belirtilen günde uygulama sınavının bitirilmemesi halinde takip eden günlerde sınava devam edilecektir.

11. Sözlü sınav tarihi:

İnfaz ve Koruma Memurluğu için 12-13-14 Mart 2012, Ceza İnfaz Kurumu Katipliği için 15 Mart 2012, Teknisyen ve Şoför için 16 Mart 2012, Sağlık Memurluğu için 19 Mart 2012, Aşçı ve Kaloriferci için 20 Mart 2012 tarihlerinde sözlü sınav yapılacaktır. Belirtilen tarihlerde sınavın bitirilememesi halinde takip eden günlerde sınava devam edilecektir.

12. Sınav şekli:

Sözlü ve uygulamalı olarak yapılacaktır.

13. Sözlü sınav konuları:

a) İlgilinin atanacağı kadronun gerektirdiği mesleki bilgi (40 puan),

b) Atatürk ilkeleri ve inkılâp tarihi (20 puan),

c) Genel kültür (20 puan),

d) Bir konuyu kavrama ve ifade yeteneÄŸi (20 puan),

konularından oluşmaktadır.

Adayın sözlü sınavda başarılı sayılabilmesi için 100 tam puan üzerinden en az 70 puan alması gerekecektir.

14. Nihai Başarı Listesi:

Nihai başarı listesi adayların merkezi ve sözlü sınavda aldıkları puanların aritmetik ortalamasına göre en yüksek puandan başlayarak sıralanması suretiyle düzenlenecektir. İnfaz ve koruma memuru ve büro personeli (ceza infaz kurumu katipliği) kadrolarına atanacaklara ilişkin nihai başarı listesi düzenlenirken öncelikle hukuk fakültesi, adalet meslek yüksekokulu, yüksekokulların adalet programı ve adalet önlisans programı mezunları en yüksek puan alan adaydan başlamak suretiyle sıralanacak olup diğer adaylar bu sıralamayı takiben kendi aralarında en yüksek puandan başlayarak sıralanacaktır.

15. İlânda belirtilen nitelikleri taşımadıkları sonradan anlaşılan adaylar hakkında yapılan tüm işlemler iptal edilecektir.

16. Sınav sonucunun tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde belgelerini teslim etmeyen veya yerleştirme onayının tebliğinden sonra 15 gün içerisinde görevine başlamayan ya da aranılan şartları taşımadığı sonradan anlaşılanların sözleşmeleri iptal edilecek ve yerlerine puan sıralamasına göre yedek adayların yerleştirme işlemi yapılacaktır.

17. İlan metninde belirtilmeyen hususlar hakkında, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılacaktır.

18. Sözleşmeli olarak istihdam edilecek personelin yerleştirilmeleri ihtiyaç durumu dikkate alınarak belirlendiğinden; söz konusu pozisyonlara müracaat edeceklerin sınava başvuru tarihinden önceki mazeretleri kurum içi istihdama esas alınmayacak olup, ilgililerin ileride mağduriyete uğramamaları açısından (eş, sağlık, öğrenim gibi mazeretler) durumlarına en uygun adalet komisyonuna başvurmaları gerekmektedir.

Sinema ve TeÅŸvik.

  • PDF

altNedim Hazar Zaman Gazetesi.. Bilindiği üzere kısa süre önce Sinema Genel Müdürü M. Cem Erkul, bakanlığın her yıl rutin olarak verdiği sinema teşviklerinde bu sene farklı bir uygulamaya gidileceğini, genel olarak 'aile' ve 'gişe' filmlerine karşı pozitif bir ayrımcılık yapacaklarını açıklamıştı.

Önce şunu belirteyim; kişisel olarak, devletin adeta bir yapımcı ya da sponsor gibi sanat ürünlerinde yer almasına karşıyım. Eğer devlet ülke sinemasını destekliyorsa, film yapımını kolaylaştırıcı ekonomik ve sair şartları kolaylaştırıcı önlemler almalıdır. Sözgelimi vergileri düşürmeli, yapımcıların yaptıkları harcamaların geri dönüşünü kolaylaştırıcı önlemleri araştırmalıdır. Bu, çok zor da bir şey değildir. Şu an Avustralya'dan Hindistan'a, Mısır'dan Afrika'ya kadar birçok ülke sistemini böyle işletmektedir.

Bakanlığın bu açıklamasının ardından, beni çok şaşırtan bir gelişme oldu. Birçok sinemacı ve sektör çalışanı Açık Mektup yazarak, bu uygulamanın 'sansür' ve 'adam kayırma' anlamına geldiğini ifade eden tepki gösterdiler.

Vaktiyle devlet eliyle çektirilmiş bunalım filmlerine tepki gösteren, bu işin böyle olmaması gerektiğini yazan biri olarak, eğer devletin halkından aldığı vergiler ile birtakım teşvik ve katkı sağlayacaksa bunda toplam yararı gözetmesinin yanlış bir şey olmadığına inandığımı söylemek isterim. Hiçbir devlet, halkının ruh sağlığını bozan, şiddeti, sapkınlığı, bilmem neyi olumlayan sanat eserine önayak olmaz, olmamalı. Ancak bu böyle diye, hemen mefhum-u muhalifi olan 'sansür'ü de kimse masaya koymamalıdır, diye düşünmekteyim.

Beni esas endişelendiren kısmı ise sinemacılarımızın, sektörün içinde bulunduğu durumu sadece bu tür teşvikler söz konusu olduğunda ele almaları, tepki göstermelidir. Hiçbir yapımcının, yönetmenin örgütlü olarak, sözgelimi, sinema biletlerinden alınan 'rüsum' ile ilgili şikâyetine denk gelmedik. Olmuşsa da sessiz sedasız olmuştur, bilemiyorum.

Bu ülkede sinema, eğlence olarak görülmektedir ve bu durum hiçbir sinemacıyı nedense rahatsız etmemektedir. Bir sinema biletinden alınan vergi tutarının yüzde 35'i bulmasından rahatsız olan yok sanırım.

Sözgelimi bir futbolcu yüzde 15 oranında stopaj öderken, bir sinema sanatçısında bu oran yüzde 20. Üstelik futbolcular beyannameye tabi değil. Sanatçılar ise yüzde 35'e yakın Gelir Vergisi ödemek durumunda.

Diyelim ki bir şirketsiniz ve sponsor olmak istiyorsunuz. Bunun için futbol sektörünü seçmeniz çok mantıklı. Çünkü verdiğiniz paranın yüzde 50'sini Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahından indirebiliyorsunuz. Sinemaya sponsor olursanız böyle bir şansınız yok.

Başka, özellikle gelişmiş ülkelere baktığınızda durum tam tersidir. Bu nedenle ülkemiz futbol için cennet, sinema için cehennem gibidir. Bu vergiler yüzünden onlarca yabancı filmin Türkiye'de çekilmesi engellenmiştir geçmişte.

Hollywood filmlerinin neredeyse yüzde 25'inin Kanada sınırları içinde çekildiğini bilir misiniz? Bunun en büyük nedeni, Kanada devletinin film çekimi için sağladığı kolaylıklardır. Kanada'da üretilen filmlerin gelir rakamı yıllık 5 milyar Kanada Doları'nı bulmuştur.

Sadece Kanada değil, onlarca ülkede aynı anlayışla film yapılır. Bizde ise sektör gözünü patron olarak tek noktaya dikmiştir!

Devleti en büyük film yapımcısı gibi görürseniz, bu kavga bitmez. Acı olan, bu işi bilinçli yapan/yapmayan, neredeyse tüm Türk yapımcı ve yönetmenlerin bu kapıyı tercih etmeleri, bu çarpıklığa itiraz yerine, herkesin kendi tıynetince destek ya da köstek olmaya çalışmasıdır.

Sinemacılarımızın düştüğü 'modern dilencilik' durumu kolay kolay bitecek gibi gözükmüyor. Ne acı!

Genel Sağlık Sigortası ile ilgili bilinmesi gerekenler..

  • PDF

altHerhangi bir sosyal güvenliÄŸi olmayanlara, Genel SaÄŸlık Sigortası kapsamında uygulanan Gelir Testi’nin bu ay sonuna kadar yapılması ÅŸart.. İşte ayrıntılar.. 

Halen sigortalı bir işte çalışan, memur, işçi, bağımsız çalışan, isteğe bağlı sigortalı olanların haricinde herkes gelir testine başvurmak zorunda.. 18 yaşından küçükler ile emekli ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin de gelir testi yaptırması gerekmiyor.

* Türkiye genelinde 9,5 milyon yeşil kartlı vatandaş gelir testine girecek.

* Testte yoksul olmadıkları anlaşılan vatandaşlar 35 ila 213 lira aylık prim ödeyecek. Aşağıdaki listeden ayrıntıları görebilirsiniz.

* Teste hiç girmeyen ise otomatik olarak 213 liralık prim yüküyle karşı karşıya kalacak.

* SGK'ya kayıtlı olmayan 1,7 milyon vatandaşların 31 Ocak'a kadar SGK'nın kapısını çalmak zorunda.

   Aksi halde SGK her birini aylık 213 lira prim borcu ödemeye mahkum edecek.

Başvurular için 31 Ocak 2012 son tarih.


Nereye baÅŸvurulacak?
Gelirin testi için gerekli başvuru, kişinin kayıtlı ikametgâhının bulunduğu il veya ilçe idarî sınırları içindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yapılacak. Vakıflara kaymakamlıklar aracılığıyla ulaşmak mümkün. Özürlülük ve yaşlılık gibi nedenlerle bizzat başvuruda bulunamayacak olanların başvurusu vekili tarafından yapılacak.

Aynı aileden herkes tek tek mi başvuracak?
Gelir tespitinde, aynı evde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük anne ve büyük babadan oluşan aile esas alınacak. Aynı aile üyelerinden biri veya birkaçı başvuruda bulunsa bile başvuru formunda hanede yaşayan tüm fertlere ait bilgiler yer alacak. Aile içinden birden fazla kişi gelir testine tâbi tutulacak kişi durumundaysa tek form ile başvuru yapılacak.

Test yaptırmayanlar ne kadar prim ödeyecek?
Gelir testi yaptırmak istemeyenler ile genel sağlık sigortası kaydının yapıldığına dair tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 1 ay içinde gelir testi yaptırmayanlar, gelirleri asgari ücretin iki katı yani bin 773 lira olduğu kabul edilerek 212 lira 76 kuruş prim ödemek zorunda kalacaklar. Bu kişiler yoksul dahi olsa test yaptırmadıkları için prim yüküyle karşılaşacaklar.
 

 
 

Memura üç ayrı zam..

  • PDF

altMemura Ocak'ta % 3'lük zam ve enflasyon farkı verilecek. Bir artış da sözleşmeyle gelecek. Memur 3 ayrı zam alacak.

2.5 milyon memur dört gözle 2012 yılında alacağı zammı bekliyor. Anayasa'da yapılan memurların mali ve sosyal haklarının toplu sözleşme ile belirlenmesine ilişkin düzenlemeden sonra gözler, buna yönelik kanun tasarısına çevrildi. Halen Başbakanlık'ta tasarı üzerinde çalışmalar sürerken memurlara yapılacak zammın ayrıntılarına ulaşıldı. Memurlar yeni yılda 3 ayrı zam alacak. 15 Ocak'ta 6 aylık zam ve enflasyon farkı artışı yapılacak. Esas zam ise toplu sözleşmenin ardından gelecek.

ARA FORMÜL...

Memurların ve sendikaların beklediği toplu sözleşme yasası, büyük ihtimalle Ocak ayı içerisinde TBMM'de yasalaşacak. Toplu sözleşme yasasının yetişmemesi sebebiyle, memura verilecek 2012 yılı zammı için ara formül bulundu. TBMM'de yasalaşan 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'na, ücret tavanını belirlemeye Bakanlar Kurulu'nun yetkili olduğuna dair düzenleme konuldu. Hükümet; bu yetki ile memura 15 Ocak'tan geçerli olmak üzere geçici zam verecek. Maliye Bakanlığı'ndan edilen bilgilere göre; Bakanlar Kurulu'nun yılın ilk 6 ayı için memura enflasyon farkı ile yüzde 3 oranında geçici zam vermesi bekleniyor. Kasım enflasyonuna göre, enflasyon farkı yüzde 2.8 olarak gerçekleşti. Fark tutarı, Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla netleşecek. Aralık enflasyonu sıfır bile olsa, memura enflasyon farkı verilecek.

ASIL RAKAM TOPLU SÖZLEŞMEDE

Hükümetin verdiği geçici zam miktarı ile toplu sözleşmeyle belirlenecek zam miktarı arasında fark olması halinde, bu zam da 1 Ocak'tan geçerli olmak kaydıyla memur maaşlarına aynen yansıtılacak. Yani mahsuplaşma yapılacak. Bu sebeple 2012 yılı toplu sözleşme sürecinin hükümet ile sendikalar arasında çetin pazarlıklara sahne olması bekleniyor.

SAMANYOLUHABER

Son Güncelleme: Çarşamba, 28 Aralık 2011 12:35