Z-Mart, Bamburt'ta bir maÄŸaza daha açıyor ve bölgedeki küçük bakkaliyelerin varlığını tehdit ediyor. Bamburt'ta 2 bin lira ile geçinen Sabır isimli bakkalın ayakta kalması için her mala en az yüzde 20 kâr koyması gerekiyor. Çünkü ayda ortalama 10 bin liralık mal satıyor. Z-Mart, Sabır bakkalın 10 liraya sattığı malı 7 liraya satıyor. Bamburtluların birçoÄŸu Z-Mart'tan alışveriÅŸe baÅŸlıyor. Sabır Bey, bakkaliyeyi kapatmak zorunda kalıyor.
Sabır bakkaldan alışveriÅŸi kesenlerden biri de tasarımcı Kura Bey. Z-Mart'taki çikolataların ucuzluÄŸundan çok memnun. ÇocukluÄŸu boyunca almak isteyip yoksulluktan alamadığı çikolataları bol bol alabiliyor. Kendisi de Bamburt'ta dünyanın en büyük çikolata üreticilerine ambalaj kâğıdı üreten bir fabrikada tasarımcılık yapıyor. Z-Mart, yeni bir üreticiden 100 milyon koli çikolata alacak. Ancak üreticiden bu kadar büyük bir alım için toptan fiyatı 100 lira olan çikolatanın kolisini 50 liraya almak istiyor. Üretici, böyle bir müÅŸterinin iÅŸini yapmamayı aklından bile geçiremiyor. DiÄŸer yandan fiyatı bu kadar düÅŸürebilmesi mümkün deÄŸil. Çünkü çikolatanın kolisini 80 liraya mal ediyor. Ancak bu büyüklükteki sipariÅŸi kaçırmamak amacıyla maliyetleri düÅŸürmek için her türlü fikri deniyorlar. Öncelikle personeli yarıya indirerek verimliliÄŸi 2 katına çıkarabilir miyiz diye düÅŸünüyorlar. Karar uygulanıyor. Ancak yeterli maliyet düÅŸüÅŸü saÄŸlanamıyor. Tedarikçilerine fiyatları düÅŸürmesi için baskı yapıyorlar. Kakaodan fıstığa, yaÄŸdan süte kadar tüm mal saÄŸlayıcılarına baskı yapıyorlar. Baskı yaptıkları kuruluÅŸlardan biri de Kura Bey'in çalıştığı ambalaj üreticisi. Çikolata ambalajı üreten ÅŸirket de maliyetleri düÅŸürmeye personelden baÅŸlıyor ve o fabrikada personelin yüzde 40'ını iÅŸten çıkarıyor. İşten çıkarılanların arasında Kura Bey de var. Kura Bey, bir sürü borç içindeyken kendini bir anda iÅŸsiz buluyor. Zorunlu ihtiyaçları karşılamak için Z-Mart'a gittiÄŸinde o çok sevdiÄŸi ucuz çikolatalara bakıyor; ama alamıyor.
Lokantacı Kul Bey, Bamburt'ta 1990 yılında açtığı lokantayı iÅŸletiyor. Temiz bir lokanta ve lezzetli yemekleri var. Lezzetli ama ülke çapında ün yapacak herhangi bir ürünü yok. Yine de çevredekilerin sürekli gelip yemek yediÄŸi bir lokanta. Åžehirlerine ilk önce dünya çapında ünlü bir hamburger zinciri geliyor. Daha sonra bir pizza zinciri. Bunlara bir tatlı zinciri de ekleniyor. En son olarak ülkenin en büyük ÅŸehrinde ev yemekleriyle ün yapmış 100'den fazla ÅŸubesi olan bir lokanta açılıyor. Bütün bu geliÅŸmeler Kul Bey'i düÅŸündürüyor. Çünkü günden güne lokantanın müÅŸterileri, yeni açılan zincirlere gidiyor. Kul Bey, çalışanlara klasik bir patron gibi yaklaşıyor. 5 dakika geç kalsalar fırçayı basıyor. Ancak çalışanlar iÅŸten üç saat geç çıkınca onlara bırakın fazla mesai vermeyi, teÅŸekkür bile etmiyor. Hatta bahÅŸiÅŸleri bile dağıtmıyor. Çalışanların morali genel olarak bozuk. MüÅŸterilere güler yüzle yaklaÅŸmıyorlar; çünkü yaptıkları iÅŸe ve patronlarına karşı sevgileri yok. AÅŸçıbaşı bir tatlı icat ediyor; bu tatlının yeni müÅŸteri çekmesi ya da eski müÅŸterileri getirmesi ihtimali var. Fakat patrona söylemiyor. İşler giderek bozuluyor ve Kul Bey sonunda lokantayı kapatıyor. Uzun süre iÅŸsiz kaldıktan sonra büyük zincir restoranlardan birkaçına iÅŸ baÅŸvurusu yapıyor. Bunlardan yerel bir zincir, Kul Bey'i bir ÅŸubeye müdür yardımcısı olarak alıyor. Eski patron, artık iÅŸçi. Birlikte çalıştığı müdür ve ÅŸirketi, çalışanların fikirlerini almıyor. Geç kalınca fırçayı basıyorlar; herhangi bir özveri hiçbir ÅŸekilde takdir edilmiyor. Ücret de üç kuruÅŸ; ama Kul Bey ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


