Bursa Kamu Çalışanları Derneği

Kamu Çalışanının Buluşma Noktası

Pzt02062012

Last update11:26:40 ÖÖ

Font Size

Profile

Menu Style

Cpanel

MEDYADAN HABERLER

Tasarruflu ampulü her odada kullanmayın.

  • PDF

altEnerji tasarrufu için kampanyalar yapılıyor. Birçok ürün gibi klasik ampuller de tasarruflu ampullerle değiştiriliyor. Prof. Dr. Osman Çerezci ise tasarruflu ampullerin kullanımı hakkında uyarıyor: "Yaydıkları radyasyon nedeniyle her odada tercih edilmemeli. Çocuk odaları ve çalışma masalarında ise bu tür ampuller asla kullanılmamalı."

Enerji tasarrufu için evin içindeki ampuller tasarruflu olanlar ile değiştiriliyor. Ancak elektrikten tasarruf ederken sağlığınızdan olmayın. Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci, tasarruflu ampullerin yaydıkları radyasyon sebebiyle her odada tercih edilmemesi gerektiğini söylüyor. "Tasarruflu ampuller ancak yüksek tavanlı odalarda yahut başımızdan 50-60 cm yukarıda kalacak şekilde kullanıldığında olumsuz etkileri en aza indirilebilir." diyen Çerezci, çocuk odaları ve çalışma masalarında bu tür ampullerin asla kullanılmaması konusunda vatandaşları uyarıyor.

Osman Çerezci, tasarruflu ampullerin klasik ampullere göre çok daha fazla elektromanyetik alan yaydığını ifade ediyor. Bu ampullerin ev ve çalışma ortamında elektromanyetik kirlilik kaynağı olduğunu belirten Çerezci, yaşadığı bir olayı şöyle aktarıyor: "Bursa'da baz istasyonu ölçümü için bir eve gittik. Evdeki radyasyonun baz istasyonundan değil, evde kullanılan tasarruflu ampulden kaynaklandığını gördük. Işığı yaktığımızda cihazımızın aniden yüksek değerler gösterdiğine tanık olduk. Işığı kapattığımızda sıfırlanıyordu." Tasarruflu ampulün yaydığı radyasyonun 20 santimetrelik alan içinde 10-15 birim arasında değiştiğini ifade eden Çerezci, klasik ampullerde ise bu oranın 0 olduğunu belirtiyor. Bazı tasarruflu ampullerin iki kat zarflanarak ultraviyole etkisinin azaltılmak istendiğini dile getiren Çerezci, yine de elektromanyetik alan yaymaya devam ettiğini söylüyor. Çerezci'ye göre tasarruflu ampullerden yayılan elektromanyetik alanlar, bedenimizde elektrik sinyallerinin taşındığı sinirler üzerinde akımlar meydana getirerek sinirleri uyarıyor, kasları etkiliyor. Bu da kişide yorgunluk, sinirlilik oluşturabiliyor. Ayrıca tasarruflu ampul, masanın başucunda 10 cm gibi kişinin çok yakınında bulunması halinde ultraviyole sızıntısı yapması nedeniyle deride kızarıklıklar meydana getiriyor. Prof. Dr. Çerezci, çocuk odaları, çalışma masaları ve yatarken başucumuzda kesinlikle bu tür aydınlatma ürünlerinin kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Çocukların elektromanyetik alanlardan çok daha fazla etkilendiğini belirten Çerezci, çocuk odalarında klasik ampullerin tercih edilmesini tavsiye ediyor.

Tasarruflu ampulleri, tavanı yüksek odalarda tercih edin

"Enerji tasarrufunu kabul ediyoruz ama ampullerin bazı kullanım şartları olmalı." diyen Prof. Dr. Çerezci, evin her odasında tasarruflu ampullerin kullanılmaması gerektiğini söylüyor. Çerezci'ye göre banyo, koridor gibi evde en az zaman geçirilen yerlerde bu tür ampuller tercih edilebilir. Ancak tavanı yüksek veya ampulün başımızdan 50-60 cm yukarıda kalacak şekilde olması şartıyla. Zira ışığın mesafeye bağlı olarak elektromanyetik etkisi de azalıyor. Kişiye ne kadar uzaksa tesirini de o derece kaybediyor.

Kırılan ampule elle dokunmayın

Tasarruflu ampullerin içinde aynı zamanda 5 miligram civarında cıva bulunuyor. Havaya karışan civanın solunması çok tehlikeli. Cıva bağışıklık sistemini etkilediği gibi beyin ve sinir sistemini de olumsuz etkiliyor. Kırıldığında çıplak elle dokunmadan parçaları yapışkan bir bezle dikkatlice toplamak gerekiyor. Bu parçalar ve arızalı tasarruflu ampuller, evdeki çöp kovalarına da atılmamalı. Piller gibi çevre kirleticisi olmaları nedeniyle ayrı toplanmalı. Oda da cıvanın yayılmasına karşı iyice havalandırılmalı.

ZAMAN

Genel Sağlık Sigortası ile ilgili bilinmesi gerekenler..

  • PDF

altHerhangi bir sosyal güvenliÄŸi olmayanlara, Genel SaÄŸlık Sigortası kapsamında uygulanan Gelir Testi’nin bu ay sonuna kadar yapılması ÅŸart.. İşte ayrıntılar.. 

Halen sigortalı bir işte çalışan, memur, işçi, bağımsız çalışan, isteğe bağlı sigortalı olanların haricinde herkes gelir testine başvurmak zorunda.. 18 yaşından küçükler ile emekli ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin de gelir testi yaptırması gerekmiyor.

* Türkiye genelinde 9,5 milyon yeşil kartlı vatandaş gelir testine girecek.

* Testte yoksul olmadıkları anlaşılan vatandaşlar 35 ila 213 lira aylık prim ödeyecek. Aşağıdaki listeden ayrıntıları görebilirsiniz.

* Teste hiç girmeyen ise otomatik olarak 213 liralık prim yüküyle karşı karşıya kalacak.

* SGK'ya kayıtlı olmayan 1,7 milyon vatandaşların 31 Ocak'a kadar SGK'nın kapısını çalmak zorunda.

   Aksi halde SGK her birini aylık 213 lira prim borcu ödemeye mahkum edecek.

Başvurular için 31 Ocak 2012 son tarih.


Nereye baÅŸvurulacak?
Gelirin testi için gerekli başvuru, kişinin kayıtlı ikametgâhının bulunduğu il veya ilçe idarî sınırları içindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yapılacak. Vakıflara kaymakamlıklar aracılığıyla ulaşmak mümkün. Özürlülük ve yaşlılık gibi nedenlerle bizzat başvuruda bulunamayacak olanların başvurusu vekili tarafından yapılacak.

Aynı aileden herkes tek tek mi başvuracak?
Gelir tespitinde, aynı evde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük anne ve büyük babadan oluşan aile esas alınacak. Aynı aile üyelerinden biri veya birkaçı başvuruda bulunsa bile başvuru formunda hanede yaşayan tüm fertlere ait bilgiler yer alacak. Aile içinden birden fazla kişi gelir testine tâbi tutulacak kişi durumundaysa tek form ile başvuru yapılacak.

Test yaptırmayanlar ne kadar prim ödeyecek?
Gelir testi yaptırmak istemeyenler ile genel sağlık sigortası kaydının yapıldığına dair tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 1 ay içinde gelir testi yaptırmayanlar, gelirleri asgari ücretin iki katı yani bin 773 lira olduğu kabul edilerek 212 lira 76 kuruş prim ödemek zorunda kalacaklar. Bu kişiler yoksul dahi olsa test yaptırmadıkları için prim yüküyle karşılaşacaklar.
 

 
 

Memura üç ayrı zam..

  • PDF

altMemura Ocak'ta % 3'lük zam ve enflasyon farkı verilecek. Bir artış da sözleşmeyle gelecek. Memur 3 ayrı zam alacak.

2.5 milyon memur dört gözle 2012 yılında alacağı zammı bekliyor. Anayasa'da yapılan memurların mali ve sosyal haklarının toplu sözleşme ile belirlenmesine ilişkin düzenlemeden sonra gözler, buna yönelik kanun tasarısına çevrildi. Halen Başbakanlık'ta tasarı üzerinde çalışmalar sürerken memurlara yapılacak zammın ayrıntılarına ulaşıldı. Memurlar yeni yılda 3 ayrı zam alacak. 15 Ocak'ta 6 aylık zam ve enflasyon farkı artışı yapılacak. Esas zam ise toplu sözleşmenin ardından gelecek.

ARA FORMÜL...

Memurların ve sendikaların beklediği toplu sözleşme yasası, büyük ihtimalle Ocak ayı içerisinde TBMM'de yasalaşacak. Toplu sözleşme yasasının yetişmemesi sebebiyle, memura verilecek 2012 yılı zammı için ara formül bulundu. TBMM'de yasalaşan 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'na, ücret tavanını belirlemeye Bakanlar Kurulu'nun yetkili olduğuna dair düzenleme konuldu. Hükümet; bu yetki ile memura 15 Ocak'tan geçerli olmak üzere geçici zam verecek. Maliye Bakanlığı'ndan edilen bilgilere göre; Bakanlar Kurulu'nun yılın ilk 6 ayı için memura enflasyon farkı ile yüzde 3 oranında geçici zam vermesi bekleniyor. Kasım enflasyonuna göre, enflasyon farkı yüzde 2.8 olarak gerçekleşti. Fark tutarı, Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla netleşecek. Aralık enflasyonu sıfır bile olsa, memura enflasyon farkı verilecek.

ASIL RAKAM TOPLU SÖZLEŞMEDE

Hükümetin verdiği geçici zam miktarı ile toplu sözleşmeyle belirlenecek zam miktarı arasında fark olması halinde, bu zam da 1 Ocak'tan geçerli olmak kaydıyla memur maaşlarına aynen yansıtılacak. Yani mahsuplaşma yapılacak. Bu sebeple 2012 yılı toplu sözleşme sürecinin hükümet ile sendikalar arasında çetin pazarlıklara sahne olması bekleniyor.

SAMANYOLUHABER

Son Güncelleme: Çarşamba, 28 Aralık 2011 12:35

Memura ek zam geliyor..

  • PDF

altEnflasyonda, son iki ayda üst üste yaşanan yüksek artış, memur ve emekliye ek zam yolunu açtı. Bugün açıklanan oranla birlikte enflasyon artışı, hükümetin memur ve emekliye verdiği yıllık artışı geçmiş oldu. Böylece Aralık ayı enflasyonu sıfır bile çıksa, memur ve emekliye yaklaşık yüzde 1.7 oranında enflasyon zammı verilecek.

2011 yılı için yüzde 4+4 oranında maaş artışı öngörülen memur ve emeklilerinin, fark alabilmeleri için TÜFE'nin yüzde 8.16'nın üzerine çıkması gerekiyordu. Kasım enflasyonunda ortaya çıkan yüzde 1.73'lük artışla birlikte 11 aylık tüketici fiyat endeksi, 9.82'ye ulaştı.

ENLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI

Böylece Aralık ayı enflasyonu yüzde sıfır bile çıksa, memur ve emekliler kendilerine verilen zammın üzerinde gerçekleşen enflasyon dolayısıyla yaklaşık 1.7'lik ek zam alacak. Ancak enflasyondaki yükselişin Aralık ayında da devam etmesi bekleniyor.
SamanyoluHaber 05/12/2011

 

Güvenli İnternet nedir? Sansür bunun neresinde?

  • PDF

altAğustos ayında 'güvenli internete geçilecek ve internet özgürlüğümüz elimizden alınacak' yaygarası sonrası meydana gelen olayları biliyorsunuz.

İnternet özgürlüğüne el koyma suçlamaları, eylemler, yürüyüşler…

Bu eylemlerin arkasından uygunsuz site sahiplerinin ve filtre yazılımı satanların çıktığını da hatırlarsınız.

Bu kadar çok konuşularak BTK'nın 22 Kasım 2011 tarihine ertelediği 'Güvenli İnternet' bir sansür mü? Filtre mi?

Tam olarak ne olduğuna BTK'nın basın bildirisi üzerinden birlikte bakalım.

Güvenli internet; İnternetteki zararlı içeriklerden çocukları ve gençleri korumak için 'Çocuk ve Aile Profil Kriterleri Çalışma Kurulu' tarafından 2011/DK-14/461 sayılı Kurul Kararı ile 24.08.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş bir proje olarak karşımıza çıkıyor.

Uzun denemelerden sonra tam olarak aktif olma tarihi de 22 Kasım 2011.

Projenin kapsadığı alanlar:

Güvenli İnternet Hizmeti'nde; eğitim, kültür, sanat, iş, ekonomi, bankacılık ve finans, kariyer, medya, alışveriş, İnternet hizmeti, sağlık, spor, müzik, oyun vb. konularda içerik barındıran web siteleri ile resmi kurum ve kuruluşlara ait web siteleri güvenli olarak işaretleniyor.

Bunun yanında; kumar, intihara yönlendirme, Atatürk'e hakaret, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, fuhuş, müstehcenlik, ırkçılık, ayrımcılık, nefret, terör, şiddet-vahşet görüntüleri, kan ve şiddet içeren dövüş sporları, hayvan dövüşleri, dolandırıcılık, zararlı yazılım vb. içerikleri barındıran web siteleri ile bu içeriklere erişilmesini sağlayan web siteleri ise zararlı site konumunda değerlendiriliyor.

Türkiye'nin internet karnesine baktığımızda karşımıza çıkan tehlikeli tabloyu görünce bu ihtiyacı daha iyi anlıyoruz. İngiltere'nin bu sorunla baş edemediği için filtre uygulamak zorunda kaldığını da hatırlarsınız.

Tüm bunlara rağmen 'benim özgürlüğüme kimse karışmasın' diyenler için hiçbir zorlama da yok. 

Ama çocuğunuz siz evde yokken internete giriyor, internete girdiğinde karşısına neyin çıkacağını bilmiyorsa, hemen bir aile filtresi edinmenin tam zamanıdır.

Gültekin ZORLU / Samanyolu Teknoloji


Â